BAĞLAR… Ferhan Ercan

BAĞLAR…  Ferhan Ercan

Bu bağ üzüm bağı değil.Yaşamı belirleyen bağlardan söz etmek istiyoruz.Yaşamı belirleyen bağların mekan ile olan ilişkisi önemlidir.Bu mekan kent olabileceği gibi; kırsal alan da  olabilir. Kent veya kırsal alan sonuçta bir ülkenin farklı mekanlarındandır. Bu farklı mekanların ortak paydalarından söz edebiliriz. Ancak bu olabilirlik, kırsalda katı ve geleneksel ya da sözlü teamüllerden oluşur. Bu nedenle “komşu komşunun külüne muhtaçtır!” Kentlerde ise kırsal kuralları esnekleşir. Bunların yerini kurumlar ve kurallar alır.

Eskiden köylüler kente göçerdi ve kent onları kendi kurallarına uydururdu. Fakat kentler bu görevlerini tam olarak yapamayınca(istihdam ve altyapının hazırlanması), kırsal kentleri kuşattı. Gelişmemiş ülkelerde gecekonduları karton kondular kuşatmaya başladı. Gelir dağılımının bozukluğunu yansıtan bu gelişme bir başka açıdan, küresel boyutta yoksulluğun yaygınlaştığına  işaret etmektedir.

“A” kentindeki özgür emek yaşamını sürdürebileceği koşulları yakalayamadığı an, o kentten emeğini satabileceği bir başka kente göçebilir.Ama kırsalda olay bu kadar kolay değildir.Toprağa bağımlı olan kişi bağımlı olduğu toprağı aynı kolaylıkla bir başka kente taşıyamaz.!Çünkü kırsaldaki emek tamamen toprağa bağımlıdır. Zeytin ağaçlarını söküp beraberinde götürme olanağı yok! Geriye satmak, devretmek veya terk etmek kalır.

Tohum,gübre ve akaryakıt gereksinimi bu bağımlılığı çekilmez hale getirdi.Ama, yaşamı toprağa bağlı iken;toprağa bağımlı olanın ırkı ve inancı çok da önemli değildir! Çünkü, bağımlılığın yanı sıra bir de sahiplik söz konusudur!.Burada önemli olan, yaşamı sürdürebilirlik olanaklarıyla ilgilidir.Sahiplik ise; tüm sistemlerin hiç ama, hiç yadsıyamayacakları bir gerçektir. Hatta burjuvazi elindeki maddi varlıkları güvenceye almak için mülkiyetin kutsal olduğunu söyler. Günümüzdeki olumsuz gelişmelerden biri, artık küçük topraklı köylü farklı adlar altında yardımlar alıyor fakat üretim yapmıyor. Üretim aynı zamanda kırsalda istihdam demektir. Gereksizleşmek bağımlılığı da artırıyor. Kendini suçlu gibi görenler daha büyük suçlara göz yummaktadırlar!

Sahiplik inançtan ve etnisiteden önce gelir.Sahipli topraklar bütünü(kişi veya devlet), ülke toprakları toplamına eşittir.Bu noktada ülke toprakları toplamının herhangi bir katılımcısını farklı gerekçelerle yok sayması olanaksızdır.Bu olanaksızlık,tüm temel hakların algılanması ile ilintilidir!..

Sahipliğin etnik köken veya inançla ilgili farklı bir tanımı yoktur. Sahibi olduğu toprakların bağımlısı olan bir bireyin, yaşamını sürdürebilmesi için toprak bir olamazsa olmaz ise;hiçbir kanun ya da irade bu gerçeği görmezden gelemez.Eğer görmezden gelir ise;taammüden bazı insanların yok edilmesine yeşil ışık yakmış olur ki; bu bir bilerek ve isteyerek yok etme eylemidir! Önce tütün ekimini sıfırlamak ve yerine zeytini seçenek olarak koymak planlanmış bir idari tasarruftur. Sonra zeytinlikleri kamulaştırıp insanları madenlere mahkum etmek de bir örtük idari tasarruftur. Maden işletmenin asgari gereklerine uymamak görüldüğü gibi can kayıplarıyla sonuçlanmaktadır.

Toprak veya özgürleşen emek yaşamın temel belirleyenleridir.Bu belirlenmişlikler açık veya örtük olarak kabul edilmiş bir uzlaşmaya dayanır.Bu uzlaşmanın varlığı yazılı olmasa bile; örtük bir uzlaşmayı işaret eder ve bu onun olmadığı anlamına gelmez!

Çıkarları nedeniyle yaşamı yaşanılmaz kılanlar, özgür iradi katılımcıların eşitler topluluğunun bir katılımcısı olduğunu unutmamalıdırlar.Buradaki eşitlik, özgürlük için olmazsa olmazlardandır.Çünkü ancak, eşitlerin özgürlüğünden söz edilebilir.Bu nedenle adil paylaşım ve gelir dağılımı önemlidir.Böyle bir dağılımdan sonra sahip olunan varlıkların güvencesi önemlidir.Daha açıkça ifade etmek gerekirse;parasal birikimi olan birey,kamu yararına aykırı olmamak koşuluyla bu varlığını istediği gibi kullanma özgürlüğüne sahiptir.Bu temelden hareket edildiğinde; toprak sahipliği devletten önce vatandaşa aittir.Bu sahiplik hiçbir biçimde yok sayılamaz ve göz ardı edilemez.Topraklar üzerindeki tasarruf hakkı her koşulda dikkate alınmalıdır!..