FİLİSTİN KATLİAMI İKİLİ POLİTİKALARIN ESERİDİR.Cengiz KOÇ

FİLİSTİN KATLİAMI İKİLİ POLİTİKALARIN ESERİDİR.Cengiz KOÇ

Filistin bir dönem Türkiyeli sosyalistlerin omuz omuza,İsrail faşizmine karşı savaştıkları dönemle halkın belleğine yerleşti.1948 devlet süreci İsrail i bölgede yağmacı,katliamcı kimliğe büründürüyor.ABD desteği,bölgedeki Amerikancı yönetimlerin desteği,Filistin halkı üzerinde katliamcı politikasına yol açıyor.Faşizmin günümüze kadar uzaması İsrail le siyasi ekonomik ilişkileri sürdüren ülkelerin verdiği güçten kaynaklanıyor.

     Son katliamla birlikte sanki yeniymiş gibi tepkisel davranılması,bölgedeki diğer katliamlara İslami kesimin tepkisel tavır alması, antisemitizm anlayışından kaynaklanıyor.Katliamın aynısı bugün Suriye de,Rojava da örgütlenirken bizatihi içinde olanlar timsah göz yaşları dökmeye başlıyorlar.AKP nin Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan “İsrail,barışı tehdit eden bir ülkedir.Hiç bir zaman barış yanlısı olmamıştır.  Zulmetmiştir.Zulmetmeye devam etmektedir.Dolayısıyla Türkiye olarak,şahsen ben bu görevde olduğum sürece  hiç bir zaman İsrail le olumlu bir şey düşünmem” şeklinde doğru ifadeler kullanıyor.Ama gerçekler farklı sürüyor.Yıllardır süren ilişkilerin AKP döneminde geliştiğini askeri,ekonomik ilişki,ikili antlaşmaların varlığını önceki yazılarımda değinmiştim,farklı ilişkileri hatırlatmakta fayda görüyorum.26-30 Ocak 2004 tarihlerinde Newyork ta bulunan Erdoğan HSCB bankın merkezinde Musevi kuruluşunun önde gelen kuruluşu Amerikan Musevi kongresi (ajc) tarafından “cesaret madalyası” veriliyor.Bu kuruluş bugün Filistin de katliam yapan İsrail politikasını finanse eden.şekil veren,lobi oluşturan kuruluş olduğunu belirtmek gerekiyor.Erdoğan yaptığı konuşmada “Türkiye ve İsrail arasında var olan dostluk karşılıklı anlayış ve güven temelindeki ilişkilerin son dönemde kazandığı ivmenin altını memnuniyetle çizmek isterim”.  Açıkça İsrail politikasını övücü konuşma yapıyor.Türkiyeli sosyalistlerin neden savaştığını bilmiyorcasına İsrail den yana tavır alıyor.Aldığı madalya hala sır gibi saklıyor.
     Bir mavi Marmara olayı vardı günlerce siyasal malzeme haline getirilen.Katliam sonrası Muhalefet partileri saldırı sonrası mecliste İsrail le ekonomik siyasi ilişkilerin gözden geçirilmesini.bununla ilgili metinde,bu ifade geçiyor diye AKP imzalamıyor.muhalefetin baskısı sonucu sonraki oturumda utangaç bir şekilde imzalamak zorunda kalıyor.
     10 Mayıs 2010 OECD üyeliğine çırpınan İsrail Türkiye sayesinde OECD üyeliğine kabul ediliyor. Filistin’den yana değil İsrail den yana tavır alınıyor.Bu karar Ablukanın devamı,Filistin topraklarının işgali,halkın açlığa mahkum edilmesi demekti.Bu kararı şiddetle eleştiren Numan Kurtulmuş bugün AKP saflarında ve sesi çıkmıyor.Belkide İsrail le ticaret örgütlüyor dur.
     Türkiye de yayın yapan İsrail yanlısı Şalom gazetesi,95 metrelik Safran-1 gemisinin (gemicik) Türkiye den aldığı yükü İsrail in Aşod ve Mısır limanlarına defalarca taşıyor.Bu geminin (gemiciğin) sahibi A.Burak Erdoğan.
     Türkiye olarak ihracat hacmimiz 2013 ocak haziran aylarında bir önceki döneme göre %52 artışla 1.162 milyon dolarla 5.sıradayız. İsrail’in ithalat yaptığı ülkeler arasında 9.sıradayız.(T.C Ekonomi bakanlığı ihracat genel müdürlüğü verileri).Bakmayın “one minüt” çıkışlarımıza.İsrail politikasının devamı için Ticaretimizi geliştiriyoruz. İsrail’in bu kazancı Filistin’e katliam olarak uygulanıyor. Biz tavır almazken konsolosluklarına yönelik protestodan sonra İsrail tavır alarak konsolos görevlilerini geri çekiyor. Irak ın Kürdüstan bölgesinde çıkarılan petrol Ceyhan a akıyor buradan liberya bandıralı SCF Altai tankeriyle İsrail in  Aşkelon limanına naklediliyor.Bu gün bu yakıt Savaş araçlarında,uçaklarında kullanılıyor.Amerikancı Barzani bir yandan Rojavadaki kürtlere sırtını dönerken İsrail ile birlikte Filistin katliamına çanak tutuyor,Rojava devrimini boğmanın zeminini oluşturuyor.Müslüman ve Arap ülkeleri katliama seyirci kalırken,Türkiye den günübirlik Suriye ve rojavaya katliam düzenlemeye giden katiller sürüsü Filistin halkının katliamında tavır almayışları hangi yapıda örgütlen diklerinden kaynaklanıyor.Bugün Suriye Rojava,Irakta katliam düzenleyenler “İslami” argümanları kullanmakta,Filistinleri katledenler “Musevi” argümanlarıyla yapmaktadır.Aslında bu ikili katliamcı cephe emperyalizmin örgütlediği,bölgesel bağımlı ülkelerin desteklediği Orta doğu halkalarını yok etme,parçalama,bölme istikrarsızlaştırma yöntemidir.Filistin ve Rojava halkının özgürleşmesi orta doğu halklarının özgürleşmesi demektir.Emperyalizme,bölgesel yönetimlerine karşı orta doğu halkları birlikte direniş örgütlemek zorunda.Bugün İsrail le ekonomik siyasi ilişki sürdüren seyirci kalan Arap ve Müslüman ülkeler bu katliamların tek sorumlusudurlar.Bıraksınlar göstermelik protestoları. ekonomik ve siyasi tavır almaya varlar mı göreceğiz.